Kılıçdaroğlu CHP Avukatlarını Azletti: “Siz Meşru Yönetim Değilsiniz” Çıkışı ve CHP Avukatlarının Azledilmesi Kararı
Türkiye siyaseti, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında verdiği “mutlak butlan” kararının şokunu yaşarken, partinin başına tedbiren dönen Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden ilk radikal adım geldi. 22 Mayıs 2026 sabahı erken saatlerde, CHP Genel Merkezi bünyesinde görev yapan üç parti avukatının görevden alınmasıyla parti içindeki hukuki ve idari savaş resmiyet kazandı. Mahkemenin kararıyla genel başkanlık yetkilerini fiilen kullanmaya başlayan Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla gerçekleştirilen CHP avukatlarının azledilmesi, parti koridorlarında “Siz meşru yönetim değilsiniz” tartışmasını alevlendirdi. Görevden alınan avukatlar Çağlar Çağlayan, Mehmetcan Keysan ve Hazar Kardaş’a azilnameleri tebliğ edilirken, bu gelişme Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu taraftarları arasındaki ipleri kopma noktasına getirdi. Bu tarihi tasfiye hamlesi, sadece parti içi bir yönetim değişikliği değil; aynı zamanda Türk siyasi ve hukuki tarihinde eşine az rastlanır bir yargısal hesaplaşmanın ilk somut adımı olarak kayıtlara geçti.
Tarihi Krizde İlk Hamle: CHP Avukatlarının Azledilmesi Ne Anlama Geliyor?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultay’ı kesin hükümsüzlük (mutlak butlan) gerekçesiyle iptal etmesinin ardından CHP’de sular durulmuyor. Kararla birlikte tedbiren partinin yönetimini devralan Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2026 Cuma günü sabah saat 08.30 itibarıyla ilk icraatını gerçekleştirdi. CHP Genel Merkezi bünyesinde görev yapan ve Özgür Özel yönetimine yakınlıklarıyla bilinen Genel Merkez avukatları Çağlar Çağlayan, Mehmetcan Keysan ve Hazar Kardaş görevden azledildi.
Hukuki açıdan bakıldığında bu azil kararı, Kılıçdaroğlu cephesinin mahkeme kararını fiilen ve hızla uygulamaya koyduğunu gösteriyor. Mahkemenin kurultayı iptal ederek “eski yönetimi tedbiren göreve iade etmesi”, Kılıçdaroğlu’na partiyi temsil etme ve idari kararlar alma yetkisi tanıyor. Kılıçdaroğlu’nun bu yetkiyi kullanarak yaptığı ilk işin parti hukukçularını görevden uzaklaştırmak olması, önümüzdeki günlerde yaşanacak olan çetin Yargıtay ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) mücadelelerinde partinin savunma mekanizmasını tamamen kendi kontrolüne alma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Azlin Gerekçesi: Celal Çelik’in Rolü ve “Görevi Kötüye Kullanma” İddiası
Parti koridorlarını sarsan azil kararının perde arkası, gazeteci Barış Yarkadaş’ın tv100 ekranlarında paylaştığı çarpıcı bilgilerle aydınlandı. Edinilen bilgilere göre, CHP adına genel vekalet yetkisi bulunan ve aynı zamanda Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişisel avukatlığını yürüten Avukat Celal Çelik, yetkilerini kullanarak bu azil işlemlerini gerçekleştirdi. Celal Çelik’in, Özgür Özel’in partiyi yönettiği dönemde de parti adına vekalet yetkisinin devam ettiği biliniyordu.
Azil kararının arkasında yatan somut gerekçeler ise şu şekilde iddia ediliyor:
- Yetkisiz Hukuki Girişimler: Azledilen üç avukatın, mahkemenin “mutlak butlan” kararının hemen ardından, yeni atanan transition (geçiş) yönetiminin (yani Kılıçdaroğlu ekibinin) bilgi ve onayı dışında Yargıtay ve YSK nezdinde bazı acil hukuki başvurular yaptığı öne sürüldü.
- Görevi Kötüye Kullanma İddiası: Kılıçdaroğlu cephesi, mahkemenin Özel yönetimini görevden uzaklaştırdığı andan itibaren, parti avukatlarının yalnızca geçici olarak göreve iade edilen Kılıçdaroğlu yönetiminin talimatıyla hareket edebileceğini savunuyor. Bu kurala uymayan ve Özgür Özel’in kurmaylarından talimat alarak dilekçe veren avukatların “görevi kötüye kullandığı” iddia ediliyor.
- Savunma Hattını Güvenceye Alma: Kılıçdaroğlu ve ekibi, Yargıtay süreci boyunca CHP’nin resmi tüzel kişiliği adına yapılacak savunmaları ve itirazları tamamen kendi belirleyecekleri hukukçular eliyle yürütmek istiyor.
Aşağıdaki tablo, azledilen avukatlar ile yeni süreçte CHP’nin hukuki temsilini üstlenen yapı arasındaki farkı göstermektedir:
| Hukuki Temsil Grubu | İsimler / Temsilciler | Siyasi Bağlılık / Pozisyon | Mevcut Durum |
|---|---|---|---|
| Azledilen Genel Merkez Avukatları | Çağlar Çağlayan, Mehmetcan Keysan, Hazar Kardaş | Özgür Özel ve mevcut MYK yönetimi | 22 Mayıs 2026 08.30 itibarıyla görevden alındılar |
| CHP Birinci Derece Vekili | Av. Celal Çelik | Kemal Kılıçdaroğlu (Hem kişisel hem parti avukatı) | Görevde; azil kararlarını bizzat uyguladı |
| Yeni Hukuki Savunma Heyeti | Kılıçdaroğlu tarafından belirlenecek yeni isimler | Mahkeme kararıyla kurulan geçici yönetim | Göreve başlama ve Yargıtay sürecini yönetme aşamasında |
Azledilen Avukatlardan İlk Tepki: “Görünen Niyetleri Kongreye Gitmemek”
Görevden alınma kararının kendilerine sabah erken saatlerde tebliğ edilmesinin ardından, azledilen avukatlardan Çağlar Çağlayan, Cumhuriyet Gazetesi ve ANKA Haber Ajansı’na çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Çağlayan, kararın kendileri için şaşırtıcı olmadığını ancak zamanlamasının ve usulünün tamamen haksız olduğunu belirtti.
Çağlar Çağlayan yaptığı ilk değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Zaten öyle diyorlardı bir süredir. ‘Karar çıkar çıkmaz yapacağımız ilk iş seni göndermek olacak’ diyorlardı, öyle de yaptılar. Sabah 08.30’da erkenden, ilk yaptıkları şey üç parti avukatını görevden almak oldu. Mahkeme tarafından atanıp görevi aldıktan sonra, böyle bir yetkisi olduğunu düşünüyor belli ki. Bizim ilişik koparma anlamında, avukat olarak ilişiğimizi kesmiş durumda azilnameyle.”
Çağlayan ayrıca, Kılıçdaroğlu ve ekibinin asıl niyetinin partiyi demokratik bir kurultaya taşımak olmadığını, aksine yargı kararının arkasına sığınarak partiyi süresiz olarak yönetmek istediklerini ima etti. “Kendilerini nereye koyuyorlar? Görünen niyetleri kalmak ve devam etmek. Kongreye gitmemek gibi görünüyor. Umarım bu yanlıştan dönerler” diyen Çağlayan, Kılıçdaroğlu yönetiminin “meşru” olmadığını düşündüklerini ve bu karara karşı da yasal haklarını arayacaklarını belirtti.
Özgür Özel Cephesinde Büyük Öfke: “Yargı Eliyle Kayyım Düzeni Kabul Edilemez”
Özgür Özel ve kurmayları, mahkemenin mutlak butlan kararına olduğu gibi, Kılıçdaroğlu’nun bu sabah gerçekleştirdiği avukat tasfiyesine de çok sert tepki gösterdi. Özgür Özel dün akşam saatlerinde olağanüstü MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum” diyerek direniş mesajı vermişti. Avukatların azledilmesi haberi, Özel cephesinde “meşru olmayan bir yönetimin darbe girişimi” olarak nitelendirildi.
Özgür Özel’e yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Özel ekibi şu argümanları savunuyor:
- Yargıtay Kararı Kesinleşmedi: İstinaf mahkemesinin verdiği karar nihai bir karar değildir, tedbir niteliğindedir. Dolayısıyla kesinleşmemiş bir karara dayanarak partinin personelini ve avukatlarını görevden almak hukuken “yetki gaspıdır”.
- “Siz Meşru Yönetim Değilsiniz” Çıkışı: Özel cephesi, Kılıçdaroğlu’na “Siz meşru yönetim değilsiniz, delege iradesiyle seçilmediniz, saray destekli bir mahkeme kararıyla partiye çökmeye çalışıyorsunuz” suçlamasını yöneltiyor.
- YSK İtirazı: Özel’in hukuk kurmayları, mahkemenin mutlak butlan kararını Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) taşıdı. YSK’nın vereceği karara kadar Kılıçdaroğlu’nun hiçbir idari işlem yapmaması gerektiği savunuluyor.
Hukukçular ve Siyaset Bilimciler Ne Diyor? İki Farklı Bakış Açısı
CHP’deki bu eşi benzeri görülmemiş hukuki kaos, anayasa hukukçularını ve siyaset bilimcileri de ikiye bölmüş durumda. Siyasi Partiler Kanunu ve Medeni Kanun hükümleri üzerinden yapılan tartışmalar, davanın sadece CHP’nin değil, Türkiye’deki tüm siyasi partilerin geleceğini etkileyeceğini gösteriyor.
Hukukçuların ve analistlerin sunduğu iki temel bakış açısı şu şekildedir:
1. Görüş (Kılıçdaroğlu Yönetimini Haklı Bulanlar):
Mahkeme, 38. Olağan Kurultay’ın “mutlak butlan” ile sakatlandığına, yani hukuken hiç yapılmamış olduğuna hükmetmiştir. Bir işlem mutlak butlanla sakatlandığında baştan itibaren geçersizdir. Bu durumda, Özel yönetimi hukuken hiç var olmamıştır ve yönetim doğal olarak bir önceki meşru heyete (Kılıçdaroğlu yönetimine) geçer. Kılıçdaroğlu, partinin yasal temsilcisi sıfatıyla genel merkez avukatlarını azletme ve yeni savunma kadroları atama yetkisine sonuna kadar sahiptir.
2. Görüş (Özgür Özel Yönetimini Haklı Bulanlar):
Siyaset bilimci Kemal Okuyan’ın da dikkat çektiği gibi, “İktidar Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetsin istemiyor, CHP bir süre yönetilmesin, kaos içinde kalsın istiyor.” Bu görüşü savunan hukukçulara göre, siyasi partilerin iç işleyişine ve kurultay kararlarına sıradan asliye hukuk veya istinaf mahkemelerinin bu derece ağır müdahalede bulunması anayasal düzene aykırıdır. Kesinleşmemiş bir tedbir kararıyla partinin avukatlarının azledilmesi, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve antidemokratiktir.
Ekonomik ve Sosyal Yansımalar: Siyasi Çalkantının Vatandaşa Maliyeti
CHP’de dün başlayan “mutlak butlan” depreminin ardından bugün avukatların azledilmesiyle tırmanan kriz, Türkiye ekonomisi üzerindeki kara bulutları daha da yoğunlaştırdı. Ülkenin ana muhalefet partisinde yaşanan bu derin yönetim krizi ve istikrarsızlık algısı, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelik güvenini sarsmaya devam ediyor.
Bu durumun vatandaşın günlük yaşamına ve cebine yansımaları şu şekildedir:
- Piyasalarda Tedirginlik: Dün BIST 100 endeksinde yaşanan %6,05’lik sert düşüşün ardından bugün de borsada yatay ve güvensiz bir seyir hakimdir. Yatırımcılar, siyasi belirsizlik netleşene kadar pozisyonlarını korumakta veya nakde geçmektedir.
- CDS Primi ve Borçlanma Maliyeti: Türkiye’nin risk priminin (CDS) 253 baz puanı aşması, devletin ve bankaların dışarıdan daha yüksek faizle borçlanması anlamına gelir. Bu yüksek maliyet, bankalar tarafından tüketici, konut ve taşıt kredisi faizlerine yansıtılarak doğrudan vatandaşın omuzlarına yüklenmektedir.
- Enflasyon Riski: Siyasi istikrarsızlık dönemlerinde döviz kurlarında yaşanan yukarı yönlü hareketler, ithal ham madde maliyetlerini artırarak iğneden ipliğe her şeye zam gelmesine (enflasyona) neden olmaktadır.
Bundan Sonra Ne Olacak? YSK ve Yargıtay Kıskacında CHP’nin Yol Haritası
CHP’de kılıçların tamamen çekildiği bu süreçte, önümüzdeki günlerde yaşanacak kritik gelişmeler partinin ve dolayısıyla Türkiye muhalefetinin kaderini belirleyecek. Kemal Kılıçdaroğlu, sabah saatlerinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ile görüştükten sonra kendi çalışma ofisine geçerek gelişmeleri buradan takip etmeye başladı. Henüz genel merkez binasına gitmeyen Kılıçdaroğlu’nun, sonraki adımlarını YSK kararına göre şekillendireceği belirtiliyor.
Önümüzdeki süreçte takip edilecek yol haritası şu şekildedir:
YSK’nın Kararı: Özgür Özel yönetiminin yaptığı olağanüstü itirazı inceleyecek olan Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı hayati önem taşıyor. Eğer YSK mahkemenin tedbir kararını askıya alırsa, Özgür Özel koltuğuna geri dönecek. Ancak YSK itirazı reddederse, Kılıçdaroğlu’nun fiili yönetimi tescillenmiş olacak.
Yargıtay Süreci: Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği mutlak butlan kararı Yargıtay tarafından esastan incelenecek. Yargıtay’ın kararı onaması durumunda CHP resmi olarak en geç 45 gün içinde yeni bir Olağanüstü Seçimli Kurultay’a gitmek zorunda kalacak.
Fiziki Teslimat / İcra Süreci: Kılıçdaroğlu yönetiminin, mahkeme kararını uygulamak üzere genel merkez binasına icra memurları eşliğinde gidip gitmeyeceği büyük bir merak konusu. Eğer böyle bir adım atılırsa, CHP Genel Merkezi önünde çok daha büyük siyasi sahnelerin yaşanabileceği öngörülüyor.
Sonuç
Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi avukatlarını görevden azletmesi, sıradan bir idari tasarruf olmanın çok ötesinde, partinin kontrolünü tamamen ele geçirme mücadelesinin ilk resmi deklarasyonudur. Karşılıklı olarak havada uçuşan “Siz meşru yönetim değilsiniz” suçlamaları, CHP’nin sadece hukuken değil, ahlaken ve siyaseten de derin bir bölünmenin eşiğinde olduğunu tescillemiştir. Bu kavganın galibi kim olursa olsun, yargı eliyle dizayn edilen muhalefet algısı Türk demokrasisine derin bir yara açmış durumdadır. Yargıtay ve YSK’dan çıkacak kararlar, yalnızca bir partinin liderini belirlemeyecek; aynı zamanda Türkiye’nin çok partili demokratik sisteminin gelecekteki sınırlarını da çizecektir.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
1. Kemal Kılıçdaroğlu hangi avukatları azletti?
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi bünyesinde görev yapan ve Özgür Özel döneminde aktif rol alan parti avukatları Çağlar Çağlayan, Mehmetcan Keysan ve Hazar Kardaş’ı görevden azletmiştir.
2. Kılıçdaroğlu’nun parti avukatlarını azletmeye yetkisi var mı?
Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği “mutlak butlan” ve “tedbiren göreve iade” kararı uyarınca, Kemal Kılıçdaroğlu hukuken partinin geçici temsilcisi statüsündedir. Bu statüye dayanarak partinin vekaletnamelerini iptal etme yetkisi olduğunu savunmaktadır. Ancak Özgür Özel cephesi, karar kesinleşmediği için bu yetkinin gasp edildiğini ileri sürmektedir.
3. Azil kararını bizzat kim uyguladı?
Azil işlemleri, CHP’nin resmi genel vekaletine sahip olan ve aynı zamanda Kemal Kılıçdaroğlu’nun da şahsi avukatlığını yürüten Avukat Celal Çelik aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.
4. Azledilen avukatların bu karara tepkisi ne oldu?
Avukatlardan Çağlar Çağlayan, kararın meşru olmadığını belirterek, Kılıçdaroğlu ve ekibinin amacının partiyi demokratik bir kongreye götürmek değil, partide kalıcı olarak kalmak olduğunu iddia etmiştir.
5. Özgür Özel yönetimi bu azil kararına karşı ne yapacak?
Özgür Özel ve ekibi, mahkemenin mutlak butlan kararını Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) taşıyarak yürütmenin durdurulmasını talep etti. YSK’nın kararına kadar Kılıçdaroğlu’nun yaptığı tüm işlemleri “hükümsüz” ve “gayrimeşru” saydıklarını açıkladılar.
6. Bu kriz erken seçim ihtimalini ve ekonomiyi nasıl etkiler?
Ana muhalefet partisinde yaşanan bu kaos, siyasi istikrarsızlık algısını tetikleyerek risk primini (CDS) yükseltmiş ve Borsa İstanbul’da sert satışlara neden olmuştur. Ekonomideki bu belirsizlik ortamı, döviz kuru üzerinde baskı yaratarak vatandaşa zam ve yüksek kredi faizleri olarak geri dönme riski taşımaktadır.
Kaynakça / Referanslar
- Cumhuriyet – Kemal Kılıçdaroğlu, Üç CHP Avukatını Azletti: İlk Açıklamalar
- Sözcü Gazetesi – CHP’de Kılıçdaroğlu’ndan İlk Hamle: Avukatlar Görevden Alındı
- NTV Haber – CHP’de Kurultay İptali Sonrası İlk İcraat: Üç Avukat Azledildi
- tv100 – Barış Yarkadaş Yazdı: Celal Çelik CHP Avukatlarını Neden Azletti?
- T24 – Görevden Alınan CHP Avukatı Çağlayan: ‘Görünen Niyetleri Kongreye Gitmemek’
- ANKA Haber Ajansı – Kılıçdaroğlu’nun Talimatıyla 3 Parti Avukatı Görevden Uzaklaştırıldı
Bu makale 22 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla hazırlanmıştır.